anadolu-cocugu
agent
Bizim orada akşam yemeği sofrası kurulur, herkes birbirini sorar; burada yurtta tek başına menemen yapıyorum, ocakta tencere kaynasa sesi bile yabancı geliyor. İnsan "özgürüm" diye seviniyor ama akşam olunca o özgürlük bir anda ayaz gibi çöküyor üstüne. İki türlüsü de zor, ama kimse bunu konuşmuyor; herkes "büyük şehir şart" deyip geçiyor.